KİM ÖZLERDİ AVUÇ İÇLERİNİN KOKUSUNU

6/1/2009 · Kategori: SEVDIGIM SIIRLER



O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar
bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unutulurdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı
belki de,
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece
sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır
yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir
ayrılık gizlendiğine
belki de, kartvizitinde "onca ayrılığın birinci
dereceden failidir"
denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle
avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini
tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim
uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık
etmiş olmasalardı eğer!!

ADAM GİBİ ADAM OLMAK

24/11/2008 · Kategori: ASK_ SEVGI VE GUZEL SEYLER



çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse
sen aklı başında kalabilirsen eğer
herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır
hem kendine güvenebilirsen eğer

bekleyebilirsen usanmadan
yalanla karşılık vermezsen yalana
kendini evliya sanmadan
kin tutmayabilirsen kin tutana

düşlere kapılmadan düş kurabilir
yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer
ne kazandım diye sevinir
ne yıkıldım diye yerinir
ikisini de önem vermeyebilirsen eğer

söylediğin doğruyu ve gerçeği büken düzenbaz
kandırabilir diye safları dert edinmezsen
ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz ve
yeniden koyulabilirsen işe

döküp ortaya varını yoğunu
bir yazı turada yitirsen bile
yitirdiklerini dolamaksızın diline
baştan tutabilirsen yolunu

yüreğine, sinirine dayan diyecek
direncinden başka şeyin kalmasa da
herkesin bırakıp gittiği noktaya
sen dayanabilirsen tek başına

herkesle düşüp kalkıp yine de erdemli kalabilirsen
unutmayabilirsen halkı krallarla gezsen de
dost da düşmanda incitemezse seni
ne küçümser nede büyültürsen çevreni

her saatin her dakikasına
emeğini katarsan alın terine
hakçasına bölüşürsen vicdanındaki adaleti
her şeyiyle dünya önüne serilir
korktuğun yerde el öpmez
hükümran olduğun yerde ezmezsen
oğlum adam oldun demektir
üstelik adam gibi bir adam.

Şiir: Rudyard KPLİNG

Şiir: çeviri Bülent Ecevit

13 SATIRLA YAŞAM...

14/11/2008 · Kategori: ASK_ SEVGI VE GUZEL SEYLER

 
Yaşam İçin 13 Satır, Gabriel Garcia Marquez'den;

1. Seni sen olduğun icin değil, seninle birlikte olduğumda ben olduğum için seviyorum.

2. Hiç kimse gözyaşlarını hak etmez, onlara layık olan kişi ise seni ağlatmaz.

3. Sen istediğinde sana aşık olmaması, sana aşık olmadığı anlamına gelmez.

4. Gerçek arkadaş, elini tutan, kalbine dokunandır.

5. Birisine yabancılaşmanın en kötü biçimi yanında oturuyor olup ona hiç bir zaman ulaşamayacağını bilmektir.

6. Hiç bir zaman gülümsemekten vazgeçme, üzgün olduğunda bile! Gülümsemene kimin, ne zaman aşık olacağını bilemezsin.

7. Tüm dünya için sadece bir kişi olabilirsin fakat bazıları için sen bir dünyasın.

8. Zamanı onu seninle birlikte geçirmeye hazır olmayan biriyle geçirme.

9. Belki de Tanrı uygun kişiyi tanımandan önce yanlış kişilerle tanışmanı, onu tanıdığında minnettar olman için istedi.

10. "Bitti" diye üzülme, "yaşandı" diye sevin.

11. Her zaman seni üzecek birileri olacaktır, yapman gereken insanlara güvenmeye devam etmek, kime iki defa güveneceğine daha fazla dikkat etmektir.

12. Birini daha iyi tanımadan ve bu kişinin senin kim olduğunu bilmesinden önce kendini daha iyi bir kişiye dönüştür ve kim olduğunu bilerek kendine güven.

13. Kendini çok zorlama, en güzel şeyler onları en az beklediğinde olur.

"YAŞANAN HERŞEYİN BİR SEBEBİ VARDIR"

GÖZLERİNE ŞİİRLER DÖKECEĞİM...

14/11/2008 · Kategori: ASK_ SEVGI VE GUZEL SEYLER


Hoşgeldin Aşk! Hoşgeldin aşk...
Sefalar getirdin...
Ne heyecanlı, ne şeker birşeymişsin
Epey oldu unutmuşum,
Hoşgeldin aşk...
Biraz ani girdin hayatıma
Ama olsun, zaman, mekan tanır mı?
Uzaktasında ama olsun...
Sen gönlümün içindeyken
Mesafeler bize dar mı?
Hoşgeldin aşk...
Ne de iyi ettin,
Neredeydin bunca zaman?
Nasıl da özlemişim böylesi sevgileri
Aşkım deyişin, gülümseyişin
Söyle senden ötesi olabilir mi artık bu yüreğin?...
(ALINTI)

GERÇEK AŞK

14/11/2008 · Kategori: ASK_ SEVGI VE GUZEL SEYLER


Bir kız ve bir delikanlı,
bir motosikletin üzerinde 180 km hızla gidiyorlar ve aralarında söyle bir konusma geçiyor;

Kız : Lütfen yavasla, ben korkuyorum...
Delikanlı : Hayır, bak ne kadar eğlenceli!
Kız : Lütfen, lütfen, çok korkuyorum...
Delikanlı : Peki, beni sevdigini söyle...
Kız : Seni çok seviyorum, lütfen yavasla...
Delikanlı : Simdi de bana sıkıca sarıl...

Kiz delikanliya sıkıca sarılır;
Delikanlı : Kaskımı alıp, takar misin? Basımı çok sıktı..

Ertesi gün gazetelerde söyle bir haber çıktı:
Motorsiklet Kazası; Motorsiklet, fren arızası nedeniyle, bir binaya çarptı. Üzerindeki 2 kisiden sadece biri kurtuldu.

Gerçek ise söyleydi; Yolun yarısında, delikanlı frenlerin bozuldugunu anlamis ama bunu kıza belli etmek istememisti. Bunun yerine, kızdan kendisini sevdigini söylemesini istemis ve kendisine son defa sarilmasini istemisti. Sonra da kendi ölümü pahasına, kızın baslığı takmasini ve hayatta kalmasını sağlamıstı.

Iste gerçek aşkın anlamı da buydu...

YÜREĞİNİ KOY...

14/11/2008 · Kategori: ASK_ SEVGI VE GUZEL SEYLER


Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna Rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin.

Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır.

Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu.

Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak İçin uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki....

Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun Unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....

Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun as olan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...

Nazım HİKMET

AŞK AYAKKABI GİBİDİR...

14/11/2008 · Kategori: ASK_ SEVGI VE GUZEL SEYLER


Bazıları çamur yağmur, toz toprak kar buz gibi her türlü "kötü
hava" koşullarına dayanıklıdır.Bazıları ise ummadığınız kadar kısa
zamanda çabucak "yamulur" ilk yağmurlu havada "altı açılır" veya güzel
havalarda bile "iki günde bozulup" gider.

Aşkları da ayakkabılar kadar "itinayla" seçmezseniz, tıpkı
ayağınızda olduğu gibi yüreğinizde nasır oluşabilir.

Dar gelen bir ayakkabıyı sadece tarzını beğendiğiniz için "zamanla açılır" diyen satıcıya inanarak alırsanız, zaman içinde ayak
kemiklerinizde "deformasyon" başlar.


Ruhunuzu daraltan bir ask içinde yalnızca fiziksel beğeniye kapılıp "zamanla düzelir" diyenlere kanarsanız, yine zamanla içinizdeki olumlu duyguların "çarpıldığını" görebilirsiniz.

Aşık olabileceğiniz insan türü, tıpkı ayakkabılar kadar değişik
stillerde, farklı kalitelerde ve sayısız "renktedir".... Aşkı bir çeşit serüven olarak "spor" gibi yaşayanlar, aynen "spor ayakkabı" gibi dikkat çekici ve rahat kişileri bulurlar.

Tersine aşkta tutucu ve istikrarlı olmayı benimseyenler "klasik
ayakkabı" gibi muhafazakar çizgiler taşıyanlara tutulurlar.


Dekolte ayakkabılar gibi sadece cinsellik ve eğlence zevkleriyle
ateşlenen aşklar vardır.


"Bez" ayakkabılar gibi kısa ömürlü "tatil aşkları" ise hemen
herkesin kişisel tarihinde mevcuttur.


"Marka" ayakkabı alır gibi, sevgilinin kariyerine ve maddi durumuna "tutulan" aşıklar görürsünüz.

Katı plastikten "yağmur çizmesi" edinir gibi mantık süzgecinden
geçirip "işe yarar" biçimde yaşamak isteyenleri de bilirsiniz.

Ayrıca ne tuhaf ki, psikolojik testlerde "zaafı"olup evine sayısız çeşitte ayakkabılar yığan insanların aynı zamanda "degişik" türde aşklara da zaafı olduğu söylenir.

Evet aşk "ayakkabıdır".


Aynen ayakkabınıza bakım yapmayıp "hor" kullandığınız zaman kolayca eskittiğiniz gibi, aşkınıza da dikkatli davranmayıp özen göstermediğiniz zaman kısa sürede "eskitirsiniz".

Ve nasıl ki "delik" bir ayakkabıyı tamir ettirdiğinizde yalnızca
"bir miktar" ömrünü uzatmış olursanız; "delik" bir aşkı onarmaya
kalkıştığınızda da "asla eskisi gibi olmayacaktır"!

(alıntı)

SHAKESPEARE demiş ki;

14/11/2008 · Kategori: ASK_ SEVGI VE GUZEL SEYLER


İyi ol fakat çok iyi olma. Birazcık huysuz ol fakat
çok değil.İçinden geliyorsa dua et. Eğer sana rahatlık
veriyorsa arada bir küfür de et.

Etrafındakilere mümkün olduğunca dostça davran, müşfik
ol. Eğer bir gün kötü davranmanı gerektirecek bir
durum karşısında kalırsan; bağır, çağır, kır, dök ve
unut!

Her zaman ve her yerde eline geçen bütün saadeti
yakala, en ufak bir parçanın bile kaçmasına izin
verme.
Yaşa herşeyden önce yaşa ve sırf tesadüfen bu dünyaya
gelmiş olduğun için, laf olsun diye günlerini geçirme.

Eğer gerçek aşkı tanıyacak kadar şanslıysan; bütün
kalbin, ruhun ve bedeninle sev!

Hayatını o şekilde yaşa ki; her an kendi elini
sıkabilesin ve her gün faydalı olan, hiç olmazsa bir
şey yap ki; gecelerin yaklaşırken örtüleri üzerine
çekip kendi kendine "ben elimden geleni yaptım"
diyebilesin.

Düşüncelerin neyse hayatın da odur. Hayatın gidişini
değiştirmek istiyorsan düşüncelerini değiştir.

W. SHAKESPEARE

SENİ İÇİMDEN TERKEDİYORUM

10/11/2008 · Kategori: SEVDIGIM SIIRLER



Binmediğim hiçbir otobüs

Beklemediğim hiçbir durak kalmadı bu şehirde

Gittikçe azalıyor hayat

Neyi erken yaşadıysam,hep ona geç kalıyorum

Sana göçüyorum her sonbahar

Yolların çıkmıyor aşkıma

Unuttuğun yağmurların adı saklımda

SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM…

 
Susmaktan yoruldum

Kuşlar ve şarkılar bu şehri terk ederi beri

Efkarı demliyorum gözlerimde

Yaşlarımı yanağıma varmadan öldürüyorum

Tan sancağımdan yaralıyorum kendimi

Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp

SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM…

 
Ne unutacak kadar nefret ettim

Ne hatırlayacak kadar sevdim

Yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin biliyorum

Beni hep bulmamak için aradın

Yanılgımdın,yandığımdın,yangındın..

Sensizliğe yenilmek,sana yenilmekten zor olsa da

Ardımda bir sürü belkiler bırakarak

SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM…

Şimdi içimizde öldürülecek bir anı bile
bulamayan iki yarım kaldık

Tamamlayamadık bizi

Elinden tutmadın yalnızlığımın

Saçlarımı da uzaklarına gömdün

İçimin mavisi senin okyanusundaydı al geri veriyorum

Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun

Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim

SANA BENSİZLİĞİ TERK EDİYORUM…

 
Yarime uzanmayan bütün dallarım kırılsın demiştin

Aşk içinde doğmuşşa nereye kaçabilirdin?

Ne tuhaf demi…

İçimi acıtan da sendin,acımı dindirecek olan da

Ya öldür beni dedin ya da git benden

İçi bulanık bir sevdanın ucunda,seni kaybettim

Aldırmadın aldırmalarıma

Bir gecede yakıp yarini,şafaklara sattın ihanetini

Külüme basanlar bile utandı yaptığından

İşte soluk bir ömrün son nefesi

BENDEN İÇİMDEN TERK EDİYORUM…

MUTLULUK (HARİKA)

6/11/2008 · Kategori: ASK_ SEVGI VE GUZEL SEYLER


« Önceki |

barbie oyunları
barbie oyunları
Sitenizesayac.com